Mide kanseri vakaları azalacak mı?
Batılı ülkelerdeki mide kanseri vakalarının önümüzdeki 10 yılda azalması bekleniyor.
Hollanda'nın Rotterdam kentindeki Erasmus
Üniversitesi Tıp Merkezi'nden Ernst Kuipers'in öncülük ettiği ve Gut
dergisinde yayımlanan araştırmada, genellikle 5 yıl içinde ölüme neden
olan mide kanserinin, Batı ülkelerinde yaşam koşullarının iyileşmesi
nedeniyle 10 yıl içinde azalmasının beklendiği belirtildi.
Yüzde 25 azalma
Kuipers, geçmiş 15 yıllık dönemi kapsayan dönemde mide kanserinin
habercisi olan belirtileri gösteren kişi sayısında yüzde 25 azalma
olduğunu belirtti.
Önümüzdeki on yıl düşüş sürecek
Ernst Kuipers, erkek ve kadınlarda vaka sayısının yüzde 25 azalmasının,
önümüzdeki 10 yılda da mide kanseri vakalarının düşmeye devam edeceği
tespitini yaptırdığını açıkladı.
Hollanda'da her yıl mide kanserine yakalananların sayısının yaklaşık 2 bin olduğu belirtiliyor.
Dünyada mide kanserine yakalananların sayısı ise yaklaşık 760 bin.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Çarpıntı
Tıp
dilinde palpitasyon denilen çarpıntının nedenleri çeşitlidir. Bir kalp
hastalığı söz konusu değilse; fazla sigara içmek, alkol, yorgunluk,
sinirlenmek, kansızlık, hazımsızlık, çay, kahve veya zehirlenmelerden
kaynaklanabilir.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Ağız Kokusu
Ülkemizde,
KBB uzmanlarına başvuran hastalann %15'inde nefes kokması sorunu
mevcut. 'Nefes kokması', çocukluktan başlayan bir rahatsızlık değil;
daha çok erişkin dönemde ortaya çıkıyor. Bu soruna neden olan faktörler
şöyle sıralanabilir.
Sinüzit denilen, yüz kemiklerinin içindeki
boşluklarda bulunan iltihap, sarı-yeşil ve kalın kıvamda bir akıntının
genze akmasına yolaçar. Tabii ki bu geniz akıntısı iltihaplı olduğu
içın de hastanın nefesine hoş olmayan bir koku verir.
Öncelikle
medikal yolla tedavi edilir. Yani ilaçlar yoluyla bu iltihap
giderilmeye çalışılır. Ilerlemiş sinüzit vakalarında ise, akıntı,
ilaçla tedavi olmayacagından "endoskopik sinüs cerrahisi" ne
başvurulur.
Agız bölgesindeki bademcik iltihaplan
'magma'denilen katı kıvamlı bademcik döküntüsüne yolaçar ki bu da,
hastalarda ağız kokusu şeklinde kendini gösterir. Bademciklerin
alınmasıyla tedavi edilebilir.
Diş ve dişeti hastalıkları da nefes kokmasına yolaçabiliyor.
Mide ve bağırsak sistemini ilgilendiren hastalıklarda ağız kokusu sorunu olabilir.
Yetişkin
hastalarda gözlemlenen ve daha ciddi boyutlu durumlar da söz konusu.
Yani ağız, boğaz ve alt solunum yollan bölgelerinde, tümöre bağlı bir
nefes kokması probleminin baş göstermesi de mümkün. 'Ülserasyon'tabir
edilen krater tarzında tümörün çok süratli büyümesine ayak uyduramayıp,
ölen dokuların yarattığı bir koku türü.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Guatr
Latince
boğaz anlamında olan guttur kelimesinden gelen guatr terimi, çeşitli
birçok durumu belirtmek için kullanılır. Aslında guatr sadece tiroid
bezinin büyümesini belirtir. Bu büyüme az. küçük, lokalize bir
şişkinlik şeklinde, veya her iki lobun daha genel bir şişkinliği
şeklinde olabilir.
Büyüyen tiroid bezi hormonunu, normal,
normalin altında veya aşırı ölçüde salgılayabilir. Nadir durumlarda
büyüme nefes borusunun çevresini sararak nefes borusunun daralmasına
yol açar. Bu büyüme yutkunmayı zorlaştırabilir. şaşırtıcı olan şey,
genelde guatrların fazla rahatsızlık vermemesidir. Kişinin boğazında
bir basınç veya şişkinlik hissi duyulduğu çoğu vakalarda rahatsızlık
duygusal gerginlikten kaynaklanmaktadır.
Geçmişte guatrın en sık
görülen nedeni, toprağın iyot yönünden yetersiz olduğu bölgelerde
beslenmedeki iyot eksikliğiydi. İyotlu tuz piyasaya çıktıktan sonra,
guatr çok daha nadir görülür oldu, hem de şimdi yiyeceklerimiz öyledir
ki insan iyotlu tuz kullanmasa bile iyot eksikliği olma ihtimali pek
yoktur. Dünyanın başka yerlerinde eksiklikleri pek de az rastlanan bir
durum olmasa da Amerika Birleşik Devletleri nde iyot takviyesi almak
gereksiz ve dolayısıyla arzu edilmeyen bir şeydir.
Basit Guatr:
Basit guatrın özelliği, tiroid bezinin yumuşak ve yaygın şekilde
büyümesidir. En yaygın olduğu dönemler hamilelik ve buluğ çağıdır şayet
basit guatr estetik problemi yaratacak kadar büyükse, küçültmek için
tiroid hormonu verilebilir
Graves Hastalığı: Graves hastalığı,
genellikle tiroid bezinde hafif, fakat genel bir şişme meydana getirir.
Bu, tiroid bezinin 1 aşırı derecede uyarılmasının sonucudur. Bazen
bezin kendisi de büyüyebilir.
Adenomlu Guatr: Adenomlar,
kendilerini bezin geri kalan kısmından bir duvar gibi ayıran az çok
normal tiroid dokusu büyümeleridir. çok sık rastlanmayan bir durum
olarak, bir veya daha fazla adenom aşırı miktarlarda tiroid hormonu
üretir ve bunun sonucunda hipertiroidizm ortaya çıkar. Bazen de ender
olarak bir adenom nefes borusunu kısmen tıkar ve bu durum yüzeysel
olarak astımı andıran bir nefes alma zorluğu doğurabilir
Tiroid
Kanseri: Çoğu tiroid kanserleri yavaş gelişir. Bunlar, boyundan
radyasyon tedavisi görmüş olan kimselerde bir ölçüde daha sık görülme
eğilimi gösterirler. Sık görülen tipleri papiler ve folüküler
tiplerdir. Papiler tipi boyundaki lenf bezlerine yayılma (sıçrama)
eğilimi gösterir. Folüküler tipi akciğerlere ve vücudun daha uzak
yerlerine atlayabilir. Tiroid kanseri gelişirken, başlangıçta tiroid
bezinde küçük bir şişkinliktir ve bir adenomdan kolayca ayırt
edilemeyebilir.
Tiroid Bezinin Medüler Kanseri: Bu az görülen
bir tiroid kanseri çeşididir. Bu kanserin hücreleri Kalsitonin denen
bir hormon salgılar ve kanserin ilerlemesi kandaki Kalsitonin
konsantrasyonunu ölçülmesi yoluyla izlenebilir. Medüler karsinom
sıklıkla aynı ailenin üyeleri arasında ortaya çıkar ve buna tutulan
kişide aynı zamanda feokroma sitoma da bulunabilir.
Lenfositik
Tiroidit: Bu tip guatra bazen Hashimoto hastalığı denir; bu isim
hastalığı tarif eden Japon pataloğun adıdır. Bu durumda anormal bir
antikor, tiroidin normal fonksiyonunu kaybetmesine neden olur. Bu etki
hipotiroidizme yol açar. Genelde bez orta derecede büyümüştür ve doku
olarak oldukça esnek lastik gibidir.
Subakut Tiroidit :Bu,
yutkunma ile artan bir tiroid ağrısına yol açan, az görülen bir
durumdur. Tiroid bezi hafifçe büyümüş olup çok hassastır. Sedimantasyon
hızı testi denen özel bir test yapılabilir. Subakut tiroidit durumunda
sedimantasyon hızı çok yüksek, tiroid hormonu değerleri düşük veya
yüksek olabilir.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
Hipertansiyon
Hipertansiyon,
kan damarlarinin içerisindeki basincin yukselmesidir; kelime anlami
yuksek kan basincidir. Hipertansiyon kan damarlarina zarar verir. Felç,
kalp krizi, kalp yetmezligi ve böbrek yetmezligi gibi ciddi
rahatsizliklara neden olabilir.
Buyuk tansiyon 140 veya uzerinde
oldugu zaman veya kuçuk tansiyon 90 ve uzerinde ise hipertansiyon
duşunulur. Tansiyonunuz yukseldiginde başagrisi, nefes darligi, gögus
agrisi gibi şikayetler olabilir. Ama hipertansiyon hastasi oldugunuzu
anlamanin tek yolu tansiyonunuzun ölçulmesidir.
Hipertansiyon
bazi ailelerde çok olarak görulmektedir, dolayisi ile ailevi (kalitsal)
olabilir, ancak bu kesin degildir. Diger bir çok durum hipertansiyona
neden olabilmektedir. Bunlardan bazilari şunlardir : şeker hastaligi,
şişmanlik, hareketsizlik, aşiri alkol kullanmak, çok tuzlu, çok yagli
ve bol kalorili (hamur işleri, tatlilar) yiyecekler yemek, sebze ve
meyveyi az yemek.
Tansiyonunuzun yukselmesini engellemek ve
meydana getirebilecegi rahatsizliklari engellemek için yaşam tarzinizi
degiştirmeniz gerekmektedir. Yaşaminizda degiştirmeniz gerekenlerin
başinda şunlar gelmektedir: Eger şişmansaniz, zayiflayin. Alkol
kullaniyorsaniz, hiç içmeyin veya azaltin. Haftada 4 - 6 gun, en az 30
dakika spor yapin, en azindan açik havada yuruyun. Dengeli beslenin.
Bol sebze ve meyve yeme alişkanligi edinin. Hamur işi ve tatli gibi
yagli ve şekerli yiyeceklerden uzak durun. Hayvansal yag ve doymuş yag
(margarin) kullanmayin. Yemeklerinize çok tuz atmayin. Ama tamamen
tuzsuz yemek de yemeyin. şigara içmeyi birakin. Kahve ve çayi az için.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
G
Ö Z A Ğ R I S I
Göz
ağrısının nedenleri çeşitlidir. Az ışıkta çalışmak sonucu gözlerin
yorulması, gözdeki herhangi bir kısmın iltihaplanmış olması, göze yabancı
bir cisim kaçmış olması, sinüzit, yarım başağrısı, grip, nezle ve ateşli
hastalıklar göz ağrısına neden olabilir.
Önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
GÖĞÜSTE
SU TOPLAMASI
Tıp
dilinde sulu zatülcemp denilen hastalıktır. Akciğerlerin etrafını saran
zarın iltihaplanması sonucu meydana gelir. Zarın iki yaprağı arasına
su toplanmıştır.
Nedeni; şiddetli soğuk algınlığı, bronşit, böbrek hastalıkları veya kulak
iltihaplarıdır.
Göğsün yan taraflarında şiddetli ağrı hissedilir. Bunlara bastırıldığı
zaman ağrı şiddetlenir. Nefes darlığı vardır.
Yatak istirahati ve doktor tedavisi şarttır.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
G
A S T R İ T
Midenin
iç yüzündeki zarın iltihaplanması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır.
Mide iltihabı veya mide nezlesi de denir.
Hazırlayıcı nedenler: Ağır yemekler, fazla kuru veya sert yiyecekler,
hamur işleri, tatlılar, acı ve baharatlı yiyecekler, alkol, fazla miktarda
çay, kahve veya sigara içmek, yemek saatlerinin düzensiz olması, çabuk
çabuk ve çiğnemeden yemek, fazla ilaç kullanmak, ateşli hastalıklar, karaciğer
veya safra kesesi hastalıkları, kalp hastalıkları veya romatizmadır.
Tedaviye başlamadan önce hastalığın nedenini tespit etmek gerekir.
Belirtileri: Mide ağrısı, bulantı veya kusma, baş ağrısı, iştahsızlık,
aniden çıkan ateş, baş dönmesi, dilde beyaz pas, yorgunluk görülür. Midenin
üzerine bastırlınca da ağrı hissedilir. Bu belirtiler özellikle ilk bahar
ve son bahar aylarında artar.
Tedavisi: Perhiz ve istirahat şarttır. Hastalığı doğuran nedenler ortadan
kaldırılır. Hafif yiyecekler yenir. Aspirin gibi ilçlar kullanılmaz. Yemekler,
yavaş yavaş ve çok çiğnenerek yenir.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
|
E
G Z A M A |
Mayasıl
diye bilinen egzama, derinin sulanması ile meydana gelen bir iltihaptır.
Tıp dilinde; Erythema pernio denir. Kaşıntı ve kızartı ile ortaya çıkar.
nedeni; ruhsal olabileceği gibi alerjik tepkiler veya deriyi tahriş
eden maddeler de olabilir. Bazı kimselerde de ırsidir. Vücudun hemen
hemen her yerinde görülebilir ve bulundukları yere göre isimlendirilirler.
Tedavinin ilk prensibi; üzülmemek ve egzamalı yerleri kaşımamaktır.
Ayrıca, su ve sabunlu sudan olduğu kadar uzak kalmak da gerekir. Su
yerine permanganatlı
su ve rivanollu su kullanılır. Perhiz yapılır. Acılı, baharatlı ve
yağlı yenmez.
|
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
|
VARİS ÜLSERİ |
Daha
çok, bacağın alt kısmında görülen yuvarlak bir yaradır. Nedeni,
varisli
yerde meydana gelen herhangi bir yaralanmadır.
Hastalık bacağın alt
kısmında, bileğe yakın bir yerde yuvarlak bir yara olarak ortaya çıkar.
Ayak bileği şişer, deri esmerleşir ve
bazen de ağrı hissedilir.
Doktor
tedavisi şarttır. |
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
« Önceki ::