Çocuk
doğurma ve annelik sorumluluğundan dolayı, kadınlar için sigara
kullanımı, bir toplumun sağlıklı gelişimi açısından daha ciddi zararlar
doğurabilmektedir. Araştırmalar, sigara içen
kadınların doğurganlığının ciddi anlamda düştüğünü, hamileliği
sırasında sigara kullanan kadınların düşük ve sakat çocuk doğurma
risklerinin yine çok yükseldiğini kanıtlamıştır 8 .
Hamilelik
sırasında sigara içen kadınların çocuklarında, doğumdan sonra da ciddi
sağlık problemleri gelişebilmekte ve bu çocukların gelişimleri de,
hamilelik sırasında sigara dumanına maruz kalmayan ve içmeyen annelerin
çocuklarına göre, geri kalmaktadır.
Sağlıksal
problemlerin yanında, anneler çocuklarıyla genelde daha çok zaman
geçirdikleri için, sigara içen annelerin çocuklarının da sigaraya
başlama olasılıkları çok yüksektir.
Sigara kullanımı ve kadınlara zararları ile ilgili olarak bazı diğer gerçekler aşağıdadır:
- Sigara içen kadınlar, akciğer kanserinden ölme risklerini 12 kat, bronşit ve emphysema’dan ölme risklerini ise 10 kat artırırlar.
- Sigara içmek, orta yaşlı erkek ve kadınlarda, kalp rahatsızlıklarından ölme riskini üç kat artırır.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
Sigara içen ailelerin bebeklerinin, düşük kiloda ve erken doğduğu tespit edilmiştir
Sigara dumanına maruz kalan bebeklerin, diğer bebeklere oranla daha çok ağladığı ve daha az uyudukları tespit edilmiştir
Sigara
içilen evlerde yaşayan çocukların astıma yakalanma riskleri 1,5 kat,
solunum yolları hastalıklarına yakalanma riskleri de 2 kat daha
fazladır
Sigara içen çocuklarda, daha sıklıkla akciğer hastalıklarına rastlanır
Annesi hamilelik sırasında sigara içen çocukların, aniden ölme riskleri, 2 kat daha fazladır
Anne ve babası sigara içen çocukların sigaraya başlama ihtimali, anne ve babası içmeyenlere oranla 3 kat daha fazladır
Sigara’yı deneyen her 4 çocuktan 3’ü sigaraya başlamaktadır
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
Sigara içen ailelerin bebeklerinin, düşük kiloda ve erken doğduğu tespit edilmiştir
Sigara dumanına maruz kalan bebeklerin, diğer bebeklere oranla daha çok ağladığı ve daha az uyudukları tespit edilmiştir 4
Sigara
içilen evlerde yaşayan çocukların astıma yakalanma riskleri 1,5 kat,
solunum yolları hastalıklarına yakalanma riskleri de 2 kat daha
fazladır
Sigara içen çocuklarda, daha sıklıkla akciğer hastalıklarına rastlanır 4
Annesi hamilelik sırasında sigara içen çocukların, aniden ölme riskleri, 2 kat daha fazladır
Anne ve babası sigara içen çocukların sigaraya başlama ihtimali, anne ve babası içmeyenlere oranla 3 kat daha fazladır.
Sigara’yı deneyen her 4 çocuktan 3’ü sigaraya başlamaktadır
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
Sigara içenlere bronşit uyarısı
ŞANLIURFA (İHA) - Şanlıurfa Sağlık İl Müdürlüğü uzmanları, kış aylarında sıkça görülen bronşitten kurtulmanın ilk adımının, sigaranın bırakılması olduğunu bildirdi.
Uzmanlar, bronşitin akciğerlerdeki bronşların herhangi bir sebeple iltihaplanmasıyla ortaya çıktığını belirtti. Alınan bilgilerde, "Bronşit akut ve kronik olmak üzere ikiye ayrılıyor. Öncelikli olarak daha çok kış aylarında bulaşıcı hastalıklarla birlikte görülen akut bronşitte grip, soğuk algınlığı, tifo, kızamık, boğmaca virüslerinin bronşlara kadar yayılarak iltihaplanmaya sebep oluyor. Kronik bronşit ise kış aylarında 3 aydan fazla süren veya iki kış üst üste görülen bronşittir. Balgamlıdır, sigara
içenler ve kirli ortamlardaki kirli havayı soluyanlarda görülür. Çocukların alerjik bünyesi ve gelişme geriliği var ise tekrarlayabilir. Akut bronşitte ateş, hırıltı, burun akıntısı, öksürük ve vücutta kırıklık, halsizlik, iştahsızlık, uyku düzensizliği belirtileri görülür.
Başta kuru, sert, yorucu olan öksürük, hastalık ilerledikçe balgamlı öksürüğe dönüşebilir. Koyu yapışkan balgam çıkarır. İleride sulu balgam çıkarır. Boğazda yanma, ağrı ve ses kısıklığı görülür. Öksürük 2 günde azalmaz, halsizlik, ateş olur, iştah azalması görülürse tedavi sürecini başlatmak üzere doktora gidilmelidir. Ateşin düşmesi ve öksürüğün önlenmesi için verilen ilaç kullanılmalıdır. Ezbere ilaç kullanmak zararlı olabilir. Bronşite bir akciğer hastalığı da eşlik ediyorsa yatak istirahatı ve bol ıhlamur çayı içilmesi kafidir. Ihlamur suyu iyi bir balgam sökücüdür. Fakat hastanın yattığı oda sıcak ve nemli olmamalıdır" denildi.
Tedavi için kesinlikle sigaranın bırakılması uyarısını yapan uzmanlar, "Tedavi için öncelikle sigara bırakılmalıdır. Sigara içilen ortamlardan uzak durulmalıdır. Çünkü sigara terk edilmedikçe tedavi cevapsız kalır. Çalışma ve yaşama ortamı soğuktan, rutubettin ve tozdan uzak bulunmalıdır. Beslenmeye dikkat etmeli, soğuk şeyler yememeli, içmemeli açıkta yatılmamalıdır" kaydetti.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
Sigara kurbanı çocukta 'bronşit ve zatürre'
Gaziantep Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde görev yapan Prof. Dr. Metin
Kılınç, sigara dumanına maruz kalan çocuklarda bronşit ve zatürre
görülme olasılığının daha yüksek olduğunu söyledi.
Kılınç, sigara dumanının içindeki zehirleyici maddelerin çocukların
akciğerini, solunum yollarını, kulaklarını ve beynini etkilediğini
belirtti:
''Sigara dumanına maruz kalmak çocukların akciğer fonksiyonunun
bozulmasına ve astım, sinüzit, nezle gibi hastalıklara yakalanmasına
yol açıyor. Bu çocuklarda, soğuk algınlığı görülme sıklığı da artıyor.
Ayrıca, sigara dumanına maruz kalan çocuklarda bronşit ve zatürre
görülme olasılığı da daha yüksek. Sigara dumanı östaki borusunu tahriş
ederek kulak enfeksiyonuna, kulak enfeksiyonu da işitme kayıplarına
neden oluyor.''
Kılınç, pasif içicilerin de sigara içenler kadar kansere yakalanma
riskinin fazla olduğunun herkesçe bilindiğini ve pasif içici olan
çocukların da ileri dönemlerde kansere yakalanma riskinin fazla
olduğunu vurguladı. ''Anne adayı her sigara içtiğinde kan akımı
değişir"
Kılınç, sigaranın içinde kansere neden olan birçok zararlı madde
bulunduğunu, sigara içen kişi bir anne adayı ise içilen bir tek
sigaranın bile bebeğin sağlığını olumsuz etkilediğini anlattı:
''Anne adayı her sigara içtiğinde kan akımı değişir ve bu bebeği de
etkiler. Uzun dönemde kan akımındaki bu değişiklik bebekte çeşitli
sağlık sorunlarına yol açabilir. Sigara içen annelerin bebeklerinde
doğumsal bozuklukların görülme oranı diğer bebeklere oranla daha
yüksektir.
Sigara içen annelerin bebeklerinde 'ani bebek ölümü' sendromuna daha
sık rastlanır. Ayrıca sigara içen anneler daha az süt üretir ve
bebeklerinin doğum ağırlığı daha düşüktür. Anneleri sigara içen
çocukların beyinleri de etkilendiği için bu çocuklarda hiperaktivite
gibi sorunlar da görülebiliyor.''
Kılınç, ebeveynlerin kendileri ve çocukları için sigarayı bırakması,
bunu yapamayanların ise çocuklarının bulunduğu ortamda sigara içmemesi
ve içilmesine izin vermemesi gerektiğini söyledi.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
SİGARA İŞ KAYBINA YOL AÇIYOR |
Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Göğüs Hastalıkları Anabilim
Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Celal Karlıkaya, sigara tiryakisinin daha
çok kazalara yol açtığını belirterek, "Sigara tiryakisi, içmeyene
oranla iki kat daha fazla iş kazasına uğruyor" dedi.
Doç.
Dr. Karlıkaya, dumansız bir ortamın herşeyden önce çalışanların sağlığı
için gerekli olduğunu söyledi. Aktif sigara içiminin kalp hastalığı,
akciğer kanseri ve akciğer problemlerine yol açtığının kanıtlandığını
bildiren Doç. Dr. Karlıkaya, birçok insan için pasif sigaranın, yani
başkasının dumanının da ciddi sağlık tehdidi oluşturduğunu kaydetti.
Sigara içenlerin daha sık kazalara yol açtığını ifade eden Doç. Dr.
Karlıkaya, şunları kaydetti: "Sigara tiryakisi, içmeyene oranla iki kat
daha fazla iş kazasına uğruyor. Sigara dumanındaki maddeler, dikkat
azalması, ellerin meşguliyeti ve gözlerin irritasyonu nedeniyle
performans azalmasına yol açarak, kazaya zemin hazırlar. Sigara
içenler, yaklaşık yüzde 50 daha fazla trafik kazasına uğrarlar. Bu
farklılıkları, yaş, sürücülük tecrübesi, eğitim seviyesi de
etkilemektedir." Sigara içenlerde uyuşturucu ve alkol kullanımının da
sigara içmeyenlerden daha fazla olduğunu bildiren Doç. Dr. Karlıkaya,
alkol ve uyuşturucu faktörleri düzeltildiğinde bile sigara içenlerde
kazaların daha fazla olduğunu kaydetti.
Sigara içenlerin
içmeyenlere oranla daha fazla devamsızlık yaptıklarını ifade eden Doç.
Dr. Celal Karlıkaya, kanser, bronşit, amfizem, inme ve kalp krizleri
gibi önemli hastalıklar yanında öksürük, soğuk algınlığı ve gribin,
sigara içenlerde daha sık olduğunu bildirdi.
ABD ordusunda
yapılan bir araştırmada da sigara içen erkeklerde yüzde 60 daha fazla
işgücü kaybı saptandığını belirten Doç. Dr. Karlıkaya, işgücü kaybının
sigara içen erkeklerde yüzde 14,1, kadınlarda ise yüzde 3 olarak
belirlendiğini kaydetti. İsveç'te yapılan bir araştırmanın da sigara
içenlerin yüzde 30 daha fazla devamsızlık yaptıklarının ortaya
çıktığını bildiren Doç. Dr. Karlıkaya, sigarayı bırakanların, iş
devamsızlığının azaldığını söyledi.
Hastalığın yanında
çalışma saatlerinde sigara içme molası nedeniyle üretim kaybı
yaşandığına işaret eden Doç. Dr. Karlıkaya, günde 6 dakikalık 5 sigara
içiminin bağımlı kişinin 30 dakikalık iş kaybına yol açtığını bildirdi. |
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
SİGARANIN NEDEN OLDUĞU HASTALIKLAR
Bağımlılık - Nikotin maddesinin bağımlılık yapıcı özelliği eroine çok benzer.
Sırt ve Bel Ağrısı -Sigara
içmek, belle ilgili hastalıkların tedavisini engelleyen faktörlerden
biridir. Bunun yanında normal insanlarda da zaman zaman şiddetli sırt
ve bel ağrılarına yol açabilir. Bunun nedeni, sigara içen kişilerde
vücudun, omurilikteki disklere çok zayıf miktarda oksijen
göndermesidir.
İlaca Karşı Bağışıklık- Sigara içenler belli bir ilacın etkili olması için çok daha büyük dozlarda o ilacı kullanmak zorunda kalır.
Kısırlık - Çiftlerden sadece birinin sigara içmesi çocuk olmaması riskini 3 kat artrır. Menopoz -
Sigara içen kadınlarda beklenenden 5-10 yıl daha erken menopoz görülür.
Bu da kemiklerin erkenden incelmesine ve de erimesine neden olur.
Erken Yaşlanma-
Düzenli bir şekilde sigara içilmesi, deri yapısını bozar,
kırışıklıklara yol açar. Bunun yanında dişler sararır ve de kararır,
tırnaklar sağlıksızlaşır.
İyileşme Zorluğu - Sigara içenlerin yaraları çok daha zor kapanır. Bunun yanında ameliyat sonrası yaralarının iyileşmeme olasılıkları vardır.
Diş Kaybı - Sigara içmek diş kayıplarında önemli bir faktördür.
Prostat Kanseri - Sigara içmek prostat kanserinin %40'ından sorumludur.
Göğüs Kanseri - Sigara içen kadınlar içmeyenlere göre %75 daha fazla göğüs kanserine yakalanma riski taşır.
Rahim Kanseri - Sigara içen kadınlar içmeyenlere göre 4 kat daha fazla rahim kanserine yakalanma riski taşır.
Boğaz Kanseri - Boğaz kanseri vakalarının %80'ine sigara yol açar.
Mide Kanseri - Sigara içenlerin mide veya bağırsak kanserine yakalanma riski içmeyenlere göre 2 kat daha fazladır.
Karaciğer Kanseri - Karaciğer kanseri vakalarının % 80'i sigara yüzünden olur.
Gırtlak Kanseri -
Günde 25 tane sigara içiyorsanız 30 kat daha fazla gırtlak kanserine
yakalanma riski taşırsınız. Bu da ilk başlarda konuşma zorluğu
ilerleyen safhalarda tamamen konuşamamaya sebebiyet verir.
Amfizrem -
Bu hastalığın yol açtığı ölümlerin %85'i sigara yüzünden olur.
(Akciğerlerdeki alveoller zamanla esnekliğini kaybeder. İlerleyen
safhalarda, yoğun bir biçimde solunum zorluğu olur ve hasta solunum
makinasına bağlanmak zorunda kalır.)
Ağız Kanseri - Ağız kanseri vakalarının tamamına sigara yol açar.
Yemek Borusu Kanseri - Bu kanserden ölenlerin hemen hemen hepsi sigara içtikleri için ölmüşlerdir.
Çocukluk Solunum Problemleri -
Annesi ya da babası sigara içen çocuklar 6 kat daha fazla solunum yolu
hastalıklarıyla karşılaşma riski taşır. (Soğuk algınlığı, kulak
iltihapları, bronşit, bademcik problemleri, astım ve de zatüre ki bazen
ölüme bile yol açar)
Kulak Enfeksiyonları -Sigara içenlerin çocuklarının orta kulak enfeksiyonuna yakalanma riskleri vardır.
Erken Doğum ve Bebeğin Hafif Doğması -
Günde sadece 5 tane sigara içen hamile bir kadının erken doğum yapması
ya da oldukça küçük ve de sağlıksız bir bebek doğurma riski inanılmaz
boyutlardadır.
Şeker Hastalığı - Sigara içmek, vücudun insülün salgılama yeteneğini zamanla yok eder. Bu da şeker hastalığına yol açar.
Kalp Hastalıkları - Sigara içenlerin kalp krizine yakalanma riski içmeyenlere göre 4 kat daha fazladır.
Kangren - Akciğerler
verimsizleştiği için, vücuda çok az oksijen yayılır. İnsan vücudu, bu
çok az miktardaki oksijeni iç organlara dağıtmak zorunda kalır. Bundan
dolayı, kalbe en uzak kısımlar olan parmak uçlarından itibaren hücreler
süratle zincirleme olarak ölür. Çoğu zaman kollar ya da bacaklar
kesilebilir.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
Öneriler
- Çocuklar herhangi bir nedenle muayeneye
geldiğinde, ana-baba ve bakıcıdan sigara öyküsü alınmalıdır.
- Pasif içiciliğin çocuklara yaptığı
zararlar ana-babalara anlatılmalıdır.
- Doktorlar sigara içmemelidir.
- Bekleme odaları, sinemalar, kreşler,
öğretmen odaları ve diğer kapalı ortamlarda sigara içilmesi yasaklanmalı
ve yasağa uyulduğu kontrol edilmelidir.
- Televizyon ve gazete gibi iletişim
araçlarında reklamların yasaklanması yanında. sigara özentisi yaratabilecek
haberlere dikkat edilmelidir.
- Kitle iletişim araçları ile yalnızca
sigara içmenin değil, pasif sigara içiciliğinin de çocuklara yapacağı zararlar
halka anlatılmalıdır.
- Okullarda sağlık ile ilgili derslerde
sigaranın etkileri tartışılmalıdır.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
Çocuklarda
Sigara İçme Durumu
Sigara içimi, psiko-sosyal nedenlerle
ergenlik yaşlarında başlamakta ve yaşam süresince devam eden bir davranış
biçimi olmaktadır Bu nedenle sigara içiminin önlenmesinde ergenlik dönemi
yaş grubu oldukça önemlidir. Sigara içimi önce deneme biçiminde olup, alışkanlık
3-4 yılda gelişir. Sigara içme sıklığı ve günlük içilen sigara sayısı,
gençlerde yaş arttıkça artmaktadır. Ülkemizde yapılan çalışmalarda 12 yaşında
sigara içme sıklığı % 2,8-5,2 iken, 17-18 yaş grubunda % 24,1 -26,9'a yükseldiği
ve sigara içme alışkanlığının erkek çocuklarda kızlara göre 2,26 kat daha
fazla olduğu bildirilmiş; gençlerimizin sigaranın zararları hakkındaki
bilgilerinin yetersiz olduğu bulunmuştur. Gençlerin sigaraya başlamalarında
anne, baba ve aile çevresindeki kişilerin sigara içmeleri, reklamlar ve
arkadaş etkisinin rolü olduğu gösterilmiştir.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
Sigara
Dumanının Solunum Yolu Hastalıkları Dışındaki Etkileri
Pasif içici olan okul öncesi çocuklarda,
hastaneye yatış gerektirecek ciddi hastalık sıklığı dört kez daha fazla
bildirilmiştir.
Pasif sigara içiciliğinin, doğum ağırlığı
ve doğum haftasından bağımsız olarak, ani bebek ölümü sendromunda rolü
olduğu öne sürülmektedir.
Pasif içici ergenlik dönemindeki insanlarda
yüksek yoğunluklu lipoprotein HDL kolesterolünün % 6,8 daha az ve toplam
kolesterolün HDL kolesterole oranının % 8,9 arttığı bulunmuştur. Bu durum
pasif içicilerde koroner arter hastalığının sık görülmesini açıklamaktadır.
Pasif sigara içiciliği hem çocukta
hem de erişkinde genel kanser riskini arttırmaktadır. Hayatının ilk on
yılında pasif içici olan erişkinlerde lösemi ve lenfoma riski önemli oranda
artmaktadır. Pasif içicilik ergenlik dönemindeki insanlarda da kanser oluşumu
ile ilişkili olabilir.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (0)
Yorum yaz!
« Önceki :: Sonraki »